VANLI ÇOCUKLAR “HAYAL KURMAYI” ÖĞRETMENLERİNDEN ÖĞRENDİ

Posted on Updated on

resim1

Van’ın Gürpınar ilçesi Doluçıkın Köyü İlköğretim Okulu’na 4 ay önce atanan Yaman Durmuşoğlu, ‘hayalleri olmayan çocuklar’ dediği öğrencileri için umut oldu. Köydeki imkânsızlıkları              görünce istifa edip ailesinin yanına dönmeyi düşünen Yaman hocayı, ayaklarında lastik ayakkabılar,  deftersiz kalemsiz çocukların, “Öğretmenim, öğretmenim..!” sesleri engelledi.

Durmuşoğlu’nun sanal ortamdan yaptığı yardım çağrısı ABD’de yankı buldu. Amerika’da yaşayan bir grup Türk, aralarında para toplayarak çocuklar için mont ve okul için de fotokopi makinesi aldı.

Terör sebebiyle 1997 yılında boşaltılan Doluçıkın köyü sakinlerinden bir kısmı 2001’de Köye Dönüş Projesi’yle terk ettikleri evlerine döndü. Köye elektrik, yol, su ve okul için ödenekler çıkarıldı. Köy okulu da yeniden eğitime açıldı. Bu yıl köye atanan Yaman Durmuşoğlu, Van’a 100 kilometre uzaklıktaki köydeki mahrumiyet karşısında umutsuzluğa düşüp dönmek istediyse de minik yüreklerin ışıltılı gözlerine yenilerek elinden geleni yapmaya karar verdi.

Cep telefonu ile konuşmak için bile yüksek yerlere çıkmak zorunda kalan Durmuşoğlu’nun köyüne bir süre sonra Milli Eğitim Bakanlığı uydu sistemiyle internet bağlantısı sağladı. 28 öğrencinin eğitim gördüğü okula 3 bilgisayar ve 1 projektör cihazı gelince çıplak bir binadan ibaret okul adeta teknoloji sınıfı oldu. Genç öğretmen, okulun ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını düşünürken, aklına internette blog sayfası oluşturmak geldi. ‘Hayalleri olmayan çocuklar’ sayfasında Durmuşoğlu, köydeki okulun ve öğrencilerin durumunu anlattı. Üniversite arkadaşlarına ulaşarak yardım isteyen Yaman hocaya, Amerika’nın Teksas eyaletinde yaşayan bir arkadaşı el uzattı. Bölgedeki Türkler bir araya gelerek aralarında yardım topladı. İstanbul’dan çocukların bedenine uygun 28 kaban alan arkadaş grubu, okula da bir fotokopi makinesi hediye etti. Amerika’daki Türkler şimdi de jeneratör almak için yardım topluyor.

Genç öğretmenin Adana’daki arkadaşları da yardım çağrısına kayıtsız kalmadı. Öğrenci ve aileleri için giyim eşyalarının yanı sıra kırtasiye ve basketbol potalarının bulunduğu 11 koli yardım paketi Adana’dan Doluçıkın köyüne ulaştı. Gaziantep’teki arkadaş grubu da öğrencilerin ayakkabı numaralarını alarak özel ayakkabı diktirmeye başladı. Gelen her yardım paketiyle okulda yeni umutların yeşermesine ve çocukların ‘hayal kurabilmesine’ yardımcı olan genç öğretmen, yapılan yardımlara rağmen bazı eksiklikler bulunduğunu söyledi. “Okula her geldiklerinde kılık kıyafetleri içimi acıtan öğrencilerimin yüzlerinden eksik olmayan tebessüm beni mutlu ediyor.” diyen Durmuşoğlu, hayırsever vatandaşların yardımlarını bekliyor. Okulun etrafına çevre düzenlemesi yapmak için TEMA Vakfı ile görüştüğünü anlatan Yaman Durmuşoğlu, baharla okulun etrafını ağaçlandırıp bahçeye çocuk oyun parkı kurulacağını ifade etti.

Demek ki, “Aslan’dan ordun olup tilkiden komutanın olmaktansa; tilkiden ordun olup, Aslan’dan komutanın olması daha iyidir. 

Reklamlar

4 SINIF ÖĞRETMEN VARDIR

Posted on Updated on

resim

1.SIRADAN ÖĞRETMEN ;   DERSİ SADECE ANLATIR

2. İYİ ÖĞRETMEN ; AÇIKLAR

3.ÜSTÜN ÖĞRETMEN ; O DAVRANIŞI SERGİLER

4. MUHTEŞEM ÖĞRETMEN;   İLHAM VERİR.

Güzel Söz

Posted on Updated on

Güzel söz, en etkin kurşunlardan, en gelişmiş savaş aygıtlarından, en sert taşlardan delici aletlerden, demirden…çok daha etkili…

resim1

Bütün bu araçlar, deliyor tahrip ediyor yıkıyor oysa güzel söz yapıyor tamir ediyor, onarıyor. Sözün gücü merminin gücüne hiç benzemez… Aksine söz, güzel olduğunda, insanı inşa ediyor ve kurtarıyor, geliştiriyor…

resim3

Ama sözün de kötüsü mermi kadar tehlikeli mermi kadar yıkıcı mermi kadar tahripkâr oluyor.

BİR ÖYKÜ

Posted on Updated on

On yedi yaşındaki bir danışanım bana kendi öyküsünü anlatırken şöyle demişti. “matematiği hiç sevmiyordum ama lise birinci sınıfta bir öğretmen geldi.

resim1

  Ondan dersiyle ilgili olumsuz bir kelime dahi işitmedik. Hepimizi “çocuklar yapabilirsiniz, biraz gayret gösterin, bunu başarabileceğinize inanıyorum…”diyerek teşvik ediyordu. İlk zamanlar bana da bir şeyler sorduğunda “hocam ben oldu olası matematiği pek sevmem” diyordum yüzüme tebessümle bakarak bana “sen bunu yapabilirsin, senin böyle bir kabiliyetinin olduğunu görebiliyorum, bu problemleri çözen kimseler senden farklı değiller…” diyerek kendime inanmamı sağlıyordu. Her ne olduysa ben farkında olmadan, matematiği yapabileceğime inanmaya başladım. Meğer inanmak önemliymiş… Çünkü daha önce “asla bu derste başarılı olamam” diye düşünüyordum. Bu konuda kendime inandım ve çalışmaya başladım.

resim2

Problemleri çözdükçe de, kendime olan inancım yerleşti…”

Çocuklarımızla, aile yakınlarımızla, arkadaşlarımızla, yakın çevremizle… ilişkilerimizde pozitif geri bildirimler vererek onların başarı hanesine küçük bir katkı yapabiliriz. Bu hiç de zor bir şey değil… İyi şeyler söylediğinizde kendinizden bir şeyler kaybetmediğiniz gibi, kazanacaksınız, karşınızdaki kimseye inandığınız gibi kendinize de inanmaya başlayacaksınız.Her iki örnekte de bir kaç kelimeden oluşan sözün insanların hayatlarını nasıl değiştirdiğini görüyoruz.

resim3

 

Neşeli bir sohbet

Video Posted on Updated on

Çantacı Necmi abinin show tv de 19 Eylül 13 tarihinde Ali Şan ın programında yaptığı sohbet. Dinlemenizi tavsiye ederim.

Başarı

Posted on Updated on

ABD’ çoğunlukla zencilerin yaşadığı çok fakir bir bölgede eğitimciler bir araştırma yaparlar ve bu araştırmanın sonucunu bir rapor haline getirirler. Ortaya ilginç bir rapor çıkar. Bu raporu inceleyen eğitimciler bu çocukların hayatlarının üzüntü ve sıkıntılarla geçeceğini bir çoğunun uyuşturucu kullanacağını ve bazılarının da hapishane ile tanışacağını tahmin ederler.

Bu rapora göre, bu çocukların hiçbiri saygın bir meslek sahibi olamayacaklar, topluma üretici olarak değil, tüketici olarak katılacaklardır. Rapor dosyalanarak bir kütüphaneye konur ve uzun yıllar bu raporla kimse ilgilenmez.

30 yıl sonra tez hazırlığı yapan bir psikoloji öğrencisi kütüphanenin tozlu rafları arasında bu raporu bulur. Raporda adı geçen kişilerin durumlarım araştırmaya karar verir. Araştırmaları sonucunda bunlardan birini bulur. Raporda yazıldığının tam aksine, statü atladığını ve saygın bir avukat olduğunu görür. Diğer arkadaşlarının durumunu soran araştırmacıya avukat tüm arkadaşlarının da başarılı birer insan olduğunu ve hepsinin statü atladığını söyler. Bunun nasıl gerçekleştiğini sorduğunda avukat olan kişi tüm arkadaşlarını bir araya getirebileceğini ve bu sorunun cevabını birlikte verebileceklerini söyler. Bir akşam yemeğinde tüm sınıf toplanır. Hepsi de başarılı ve kendilerine güvenen insanlardır. Başarılarının sebeplerini açıklarken hepsi bir noktada birleşirler. Çok sevdikleri bir öğretmendir onları bu başarıya hazırlayan!

Bu öğretmen onları tüm olumsuzluklara rağmen başarabileceklerine inandırmış ve onlara şöyle demiştir: “Hayatta başarısızlık diye bir şey yoktur. Başarısızlık dediğimiz şey sadece sonuçlardır.” İnsan isterse tüm zorlukların üstesinden gelebilir.

Engeller, önünde durmak için değil, aşmak için vardır ve

her sabah öğrencilerin tahtaya ve defterlerine yazdıkları bir cümle vardır:

“insan, başaracağına inandığı her şeyi başarabilir!”

Bu cümleyi her gün tahtaya ve defterlerine yazan öğrenciler, bir müddet sonra bu sözün doğruluğunu görürler. Ve gerçekten başaracaklarına inandıkları her şeyi yapabildiklerinin farkına varırlar. Ayrıca öğretmenleri onlardan olmak istedikleri mesleğin ve bulunmak istedikleri durumun bir resmini çizmelerini ister. Her gün bu resmi çizen öğrenciler günde bir çok defa kendilerini hedeflerine ulaşmış gibi görürler ve sürekli olarak birbirlerini motive ederler.

Evlerinde ve çevrelerinde yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen çocuklarda müthiş bir heyecan meydana gelir. Bir müddet sonra tüm sınıf başaracaklarına inanır ve başarıyı çok yakınlarında görmeye başlarlar. Hepsi kendilerine bir model seçer, seçtikleri modeller kendilerinin düşledikleri hedefleri gerçekleşmiş olan kişilerdir.

Ayrıca öğretmenleri onlara her gün şu sözü de yazdırır:

“Eğer dünyada bir insan bir işi başarabiliyorsa, bunu herkes öğrenebilir!”

Sürekli olarak beyinlerini başarıya programlayan çocukların hepsi hedeflerine ulaşır. Diğer insanlara mucize gibi gelen bu başarı öyküsü, bir öğretmenin tüm olumsuzluklara rağmen öğrencilerini başarıya inandırması ve başarıya şartlandırmasıyla gerçekleşmiştir.

Bir çok okulda ve iş yerinde başarının öğrenilebileceği ve öğretilebileceği konusunda verdiğim seminerlerimde bu öyküyü anlatarak insanların yapacaklarına inandıkları her şeyi yapabileceklerim söylüyorum.
Oguz Saygin – Negatif Limanlar’dan Pozitif Sulara

HERHANGİ BİR İŞİ BAŞARAN BİR İNSAN VARSA, HERKES AYNI BEDELİ ÖDEMEK ŞARTIYLA AYNI İŞİ BAŞARABİLİR

kenar mahalle

Posted on Updated on

Görsel

Bir profesör sosyoloji bölümündeki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallelerine göndermiş. O bölgede yaşayan iki yüz öğrencinin durumlarını araştırmalarını ve her bir öğrenci ile ilgili değerlendirme yapmalarını istemiş. Öğrencilerin hepsi hazırladıkları raporda araştırma yapılan öğrencilerin gelecekte hiçbir şanslarının olmadıklarını rapor etmişler. Aradan 25 yıl geçtikten sonra başka bir profesör aynı çalışmayı öğrencilerinin sürdürmelerini bu araştırılan çocukların şimdi ne durumda olduklarını araştırmalarını istemiş. Yapılan araştırmalar sonunda bu bölgeden taşınan ve ölen yaklaşık 25 öğrencinin dışındaki bütün öğrenciler olağanüstü bir başarı gösterip  avukat, doktor, işadamı vb. olduklarını işadamları tespit etmişler. Bu sonuç profesörün dikkatini çekmiş yakın çevrede oldukları için hepsi ile konuşma şansı bulmuş ve çocuklara  “ o koşullarda nasıl başarılı oldunuz sorusunu yöneltmiş?”  Çocukların verdikleri cevap hep aynı   “Mahalle okulumuzda bir öğretmen vardı. Onun sayesinde .“Profesör bu öğretmeni merak etmiş hala yaşadığını öğrendiği öğretmeni hem ziyaret edip hem de işin sırrını öğrenmek için evine kadar gitmiş. Karşısında bulduğu yaşlı öğretmene kullandığı sihirli formülü sormuş. Öğretmenin yüzünde bir tebessüm belirmiş ve verdiği cevap ise  “ ÇOK BASİT BEN ÖĞRENCİLERİMİ  ÇOK SEVDİM. Sevmek, duyguları olan insanların ortak özellikleridir.

“Sevgi gelince tüm eksiklikler biter.”

Yunus EMRE

Başarının Sırrı

Posted on Updated on

Görsel

BİR OKULDA, okul müdürü üç öğretmeni çağırıp şöyle dedi:

“Siz üç öğretmen, sistemde en iyi ve en uzman kişiler olduğunuz için, doksan tane seçkin üstün zekâlı öğrenciyi size vereceğiz. Bu öğrencilerin gelecek yıl da aynı hızla çalışıp çok iyi bir eğitim almalarını bekliyoruz.”

Üç öğretmen, öğrenciler ve öğrencilerin anne ve babaları bunun çok iyi bir fikir olduğunu düşünüyorlardı. O okul dönemi hepsinin özellikle hoşuna gitti. Okul bittiği zaman öğrenciler şehirdeki diğer öğrencilere göre yüzde 20-30 daha başarılıydı

 Yıl sonu geldiğinde müdür üç öğretmeni çağırıp onlara:

“Bir itirafta bulunmak istiyorum. En zeki öğrencilerin 90’ı sizde değildi. Onlar ortalamanın biraz üstünde öğrencilerdi. O  90 öğrenciyi listeden tesadüfen seçtik” dedi.

Bu gerçeği duyan öğretmenler, öğrencilerde görülen yüksek başarının kendi öğretme kabiliyetleriyle ortaya çıktığını düşünmeye başladılar.

Ama okul müdürü:

“Bir itirafım daha var” dedi. “Siz de en başarılı öğretmenler değilsiniz.

İsimlerinizi bir torbanın içine doldurduğum kâğıtların arasından rastgele seçtim.

MARİFET İLTİFATA TABİDİR

Posted on Updated on

Görsel

1960’larda yapılan bir çalışmada üç tane ilkokul dördüncü sınıf arasında karşılaştırma yapılmıştır.

İlk sınıf hiç övülmemiş,

diğer sınıf 10 gün süreyle övülmüş,

üçüncü sınıf 20 süreyle övülmüş.

30 günlük uygulama sonucu elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır.

Övülmeyen sınıfın ortalama puanlarının  10. 64,

10 gün süreyle övülen sınıfın ortalama puanlarının 18. 40,

20 gün süreyle övülen sınıfın ortalama puanlarının  ise 20.72 olduğu görülmüştür.

Övgü

Posted on Updated on

Görsel

New Jersey’deki Vineland Eğitim okulunda psikolog  Dr. Henry H. Goddard (August 14, 1866 – June 18, 1957) ‘ergograf’ olarak adlandırdığı bir aygıt kullanarak yorgunluk ölçmekteydi.

Goddard, yorulmuş çocukların bir miktar övgü ve takdire tabi tutulduklarında, ergografın, enerjide ani bir sıçrama gösterdiğini fark etti.

Çocuklar eleştirildiklerinde  ve cesaretsizliğe itildiklerinde ise, ergograf, onların fiziksel enerjilerinin birden bire düştüğünü haber veriyordu.

Cesaret

Posted on Updated on

Görsel

Cesaret on kısımdır, biri korkmamak, dokuzu dikkat ve ihtiyattır.

Hz.Ali r.a.

Resim4

BİZİM YAPMAMIZ GEREKEN ŞEY ŞU! “MUMLARI TUTUŞTURMAK SADECE.

Çünkü: En güçlü silah, ateşlenmiş insan ruhudur.

TAKDİR, TEŞVİK ve CESARETLENDİRMENİN’İN ÖNEMİ

Posted on Updated on

Resim2

CESARET VERMEK: Cesareti uyandırmaktır.

insanların zayıflıklarının görmezden gelip, güçlü yanlarını ortaya çıkarmaktır.Başarısız insan yoktur, cesaretsiz ve ümitsiz insan vardır.

Önemli bir uyarı!

Fakat çocuğun ve insanın kapasitesi ölçüsünde olmalı. Ayaklarını yerden kesecek şekilde değil !!!

ACIYA DAYANIKLILIK DENEYİ

Posted on Updated on

Görsel

Yıllar önce insanların açıya dayanıklılığını ölçmeyi amaçlayan bir deney yapılmış; Psikologlar bir grup insanın içi buz dolu bir kovaya ayaklarını çıplak olarak sokmalarını istemişler ve ne kadar dayanabildiklerini ölçmüşler. Sadece bir faktörün bazı insanların diğerlerinden iki kat daha fazla dayanabilmelerini sağladığını görmüşler. Bu faktörün ne olduğunu biliyor musunuz? CESARET…Yanında kendine cesaret veren biri olan denekler, diğerlerine oranla acıya daha fazla katlanmışlar. Bir insan, kendine cesaret verildiğinde, yapabileceğine  inandığı zaman; imkansız gibi görünen şeylere katlanabilir ve imkansız gibi görünen şeyleri başarabilirler. Eğer çocuklarımıza cesaret ve umut verirsek ne kadar ileriye gideceklerini kimse kestiremez.

7. Uluslararası Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu (ICITS)

Posted on Updated on

icitsAtatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi, 25240 Erzurum
6 Haziran 2013 Perşembe

Değerli Akademisyenler ve Öğretmenler,
6-8 Haziran 2013 tarihleri arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğini yapacağı 7. Uluslararası Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu (ICITS)’na hepinizi bekliyoruz. Sempozyum ile ilgili duyuruları bu sayfadan öğrenebilirsiniz. Sempozyum web sitemiz ise kısa bir süre içinde yayında olacaktır. İletişim için ayrıca icits2013@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Dear Academicians and Teachers,
We are inviting you to 7th International Computers and Instructional Technologies Symposium which will be held in Erzurum Ataturk University in 6-8 June 2013. You could get announcements related the symposium in this group page. The symposium web site will be activated soon. To get more info and to ask anything about the symposium, you can also post icits2013@gmail.com.

Tanrı parçacığı bulundu

Posted on Updated on

Tanrı parçacığı bulundu - Milliyet Haber

Parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve “Higgs Bozonu” adı verilen atomaltı parçacığının keşfedildiğinden emin olunduğu açıklandı.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (Cern) bilim adamları, elde ettikleri verilerin, Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtladığına artık emin olduklarını belirtti. 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deney sırasında proton ışınları, 27 kilometrelik tüneli ışık hızıyla geçerek birbiriyle çarpıştırılıyordu. Yazının devamını oku »